Balık Baştan Kokar

Balık Baştan Kokar

"Bir kaç kendini bilmezin olayları bunlar, bir kereden bir şey olmaz." diye diye geldik bugünlere. Birkaç bireysel başarı ve istisna dışında ülke sporunun neresinden tutarsak elimizde kalıyor. Kitlesel kan davalarının güdüldüğü, adalet dağıtmakla görevli bütün kurumların güven kaybettiği, şiddete başvurmanın olağan, hatta hak olduğu, sporun siyasetle kol kola gezdiği günlerdeyiz.

 

Federasyonlar işinin ehli olmayan bağlantıları güçlü kişiler tarafından parsellenmiş durumda. Başarısızlık, şiddet, manipülasyon iddiaları almış başını gitmişken sporu yönetmekle mükellef insanlar, bol keseden laf ve sıfır icraat ile hiçbir şey ters gitmiyormuş gibi koltuklarında oturmaya devam ediyorlar. Devlet desteğiyle döndürülmeye çalışan bir yapıya döndü ülke sporu. Sponsor olacak firma bulmak için sporun kendi güzelliği yetmiyor, çünkü güzellik kavramı, ülke sporunu hiçbir şekilde tanımlamıyor. Bir firmanın, sporun bir dalında sponsor olması için kapılı kapılar arkasında bilinmeyen hesapların dönmesi gerekiyor.

 

İnsanlar spordan kopmuş durumda. Ülkenin en popüler sporu olan futbolda bile stadyumlar boş. Passolig gibi mantık dışı uygulamalar sadece gerçek sporseveri tribünlerden uzaklaştırmaya yaradı. Sonuçta yaşanan şiddet olaylarında azalma olmazken, izleyiciye ekstra maddi bir külfet getirildi. Zaten seyirci sayıları her şeyi anlatıyor. Bu haftaki Kayserispor- Bursaspor maçının biletli izleyici sayısı 4760. Kadir Has Stadyumu'nun kapasitesi 32,864. Başakşehir- Sivasspor maçına ise 1231 kişi gitmiş. Başakşehir Fatih Terim Stadyum'unun kapasitesi ise 17,300. Doluluk oranları yüzde on civarlarında. Hele son Trabzonspor- Fenerbahçe maçında sahaya atlayan kişinin Passolig kartının bile olmaması uygulamanın ne kadar anlamsız olduğunu kanıtlar nitelikte.  Diğer branşlarda ise spor salonlarında fareler cirit atıyor. Bir kaç kulübün kendi çabalarıyla yaptıkları olmasa bu branşların yaşama şansları yok denecek kadar az. 

 

Kulüpler şahısların rant kapısına dönmüş durumda. Yöneticiler taraftarlarına şirin görünmek için, yangına körükle gitmekte, popülist açıklamalar yapıp ortalığı kızıştırmakta hiç sakınca görmüyorlar. Herhangi bir başarısızlıkta suçlu kendilerinden başkası herkes. En çok da en savunmasız olan, hakemler. Hakem odasını basanlardan, hakemleri rehin alanlara kadar neler gördük hep beraber. Borç batağındaki kulüpler yine iş bilmez yöneticilerin elinde dibe doğru sürükleniyorlar. Taşıma suyla değirmen şimdilik dönüyor ama nereye kadar.

 

İşler böyle giderken kimsenin "Bu adamlar, sahaya girip hakeme nasıl saldırırlar?" diye sormaya hakkı yok. Sporu yönetenler, en az sahaya girenler kadar suçlu. İşler böyle yürüdükçe, yürütüldükçe o adamlar sahaya da girer, stadyumu da yakar. Hiç kimse görevini yapmazken, herkes işbirliği yapmış gibi ülke sporunu baltalarken bunların olması çok normal ve ne yazık ki bizi daha da kötü günler bekliyor.

 

Şimdi yine bildiğimiz senaryo başlayacak. Her şeyin kontrol altında olduğunu ve bu tip olayların bir daha tekrarlanmayacağını, takındıkları ciddi ve sinirli ifadeyle anlatan federasyon yöneticileri, olayları kınayan basın açıklamaları, kendi tarafını haklı çıkartmak isteyen yöneticiler, aslında ligimizin, ülke sporunun  ne kadar güzel olduğu haberini pompalayan medya kuruluşları... Kalıcı çözüm için nafile çabalar. Yapılacak tek şey, her türlü spor başarısızlığını göze alarak, yapının yukarıdan başlayarak temizlenmesi ve yeni bir yapının oluşturulması. Zira balık baştan kokalı çok oldu.

Makale tipi: 

Yorumlar

BENZER İÇERİK

Meksika ’86 denince ilk aklıma gelen Maradona oluyor. Maradona’nın büyüklüğünü...
  İşte en çok sevdiğim, en iyi hatırladığım kupaların ilki. İlk göz...
Capo 11 yaşında. En az hatırladığım Dünya Kupasıdır. Maçlar bizim saate göre...
Her dünya kupasında ille kupanın tarihini anlatan belgeseller, kitaplar...
Sitemizde 2015-16 ve 2016-17 sezonu şampiyonu belli değil, ben Captano size...
Aslında maç hiç de korku-gerilim gibi başlamadı Akhisar savunmayı öne çıkarıp...

Aforizma

Beni futbol oynuyor zannetmeyin benim yaptığım şey sevgilimle 90 dakikalık dilimler halinde zaman geçirmek. Futbol bir aşktır. Ben de ona aşık olanlardan biriyim.

Vagner Love

ÜYELİK

Güncel

Beşiktaş, ligin bitimine 3 hafta kala 73 puanla zirvenin tadını çıkarıyor.   Zor geçmesi...
Beşiktaş'ta 3'er sarı kartı olan Gomez ve İsmail gibi Kayseri maçını hasarsız...
“Gereksiz bir şekilde topa çok fazla sert vurdum ve atışı gole çeviremedim. Bu son olsun... Bir...
“Yarışta ipler elinizde mi” sorusuna, Güneş’ten ilginç çıkış: "Biz ip atlamıyoruz, top oynuyoruz....
Süper Lig'in 31. haftasında Kayserispor'u 4-0'la geçen Beşiktaş, bitimine 3 hafta kala 73 puanla...