Beşiktaş – Galatasaray: 3-0 İstifa

Beşiktaş – Galatasaray: 3-0 İstifa
maç sonu

Canım o kadar sıkkın ki anlatamam. Böyle durumlarda maç yazısı yazamıyordum ama bu defa içimdeki öfkeyi boşaltmam lazım. Kusura bakmayın.

Galatasaray’ın deplasman kabusu bitmiyor. Rakibin kim olduğunun önemi de yok. Hele bir de şampiyonluk adayı takımlar rakip olunca.

Ali Sami Yen’de başka, deplasmanda bambaşka bir takım Galatasaray. Geçen hafta, Başakşehir’den 5 yedikten sonra içerde canavar gibi bir takım görünce “Takımın içerde Aslan, deplasmanda kedi gibi olmasından hiç hoşlanmıyorum. Galatasaray dediğin dünyanın her yerinde Aslan olur” twiti atmıştım. Yüzde yüz haklıyım.

Maçın ilk devresine gelelim. Çünkü iki devresi bambaşka oynanan bir maçtan bahsediyoruz. İlk devre Beşiktaş’ın büyük baskısı ve Galatasaray ceza sahası ve çevresinde oynanan bir maç izledik. İkinci devre de aynısıydı aslında. Tek farkla. Galatasaray ilk devre tehlikeli kontrataklar yaptı, pozisyonlar buldu. Verilmeyen iki penaltı var. Fırat Aydınus’un aynı hareketlere farklı yorumu var. En barizi düdükten sonra topa vuran Tolgay’a dokunmayıp aynı hareketi yapan Fegholi’ye sarı kart göstermesi.

Oğuzhan’ın pozisyonuna penaltı çalmaması ayrıca şaşkınlık verici. Ya da Gomis’le Tolgay’ın pozisyonunda Gomis’e sarı kart vermemesi de şaşkınlık verici.

Hep söylüyorum. Dünyadaki bütün hakemler futbolu bilmiyor. Bilme ihtimalleri de yok. Futbol oynamaları gereken yaşta hakemliğe başlıyorlar. Kim sahada ne yapıyor bilme ihtimalleri yok.

Hani bazı dergi ve bloglarda edebi olarak şahane yazılar yazıp ama saha içini hiç bilmeyen arkadaşlar var ya, aynı onlar gibiler. Gerçeklerden kopuk, saçma sapan yorumlar.

Bir tekrar daha yapayım. Futbolu bilmeyen hakem ince ince doğrayamaz. Bizimkiler o kadar kalın doğruyorlar ki, herkes ne olduğunu görüyor. Tartışma bile yapılamıyor. Tartışanlara bakmayın, onlar kendi takımlarını kollamak için başka örneklerden yola çıkıyor.

Maça dönelim. Beşiktaş şampiyonlar liginde çok önemli işler yapıyor ve zaten son iki sezonun şampiyonu. Kötü takım diyeni Allah çarpar. Ligdeki en büyük rakibi sahasına geliyor. Ne yapacak? Elbette saldıracak. Takımıyla, taraftarıyla saldıracak. O kadar açık ki. Zaten daha 30. Saniyede pozisyon buldular. Bütün maç böyle oynandı zaten.

İlk devre Galatasaray arada sırada kafasını kaldırıp şık ataklar yaptı, pozisyonlar buldu. İkinci devre tamamen iptal oldu.

Galatasaray’ın bu kadar mahkum, bu kadar rezil bir devre geçirdiğini hatırlamıyorum. Belki 3-3’lük Manchester United deplasmanı. 50 yaşındayım lan ben.

Bu rezillik kimin kabahati? Daha ikinci devrenin ilk dakikasında büyük hata yapan Muslera’nın mı? Muslera o hatayı yapmasaydı maç başka türlü mü olacaktı sanıyorsunuz? İyi uykular size.

Çok net söyleyeyim. Galatasaray önemli maçlara asla gerektiği gibi hazırlanmıyor. Konumuz mental hazırlık. Takım hiçbir maçta fizik olarak düşmedi ama mental kalite yerlerde. Baskı görünce dağılıyor. Gol yiyince dağılıyor. Toparlayamıyor.

Oyuncuların büyük çoğunluğu yeni. Karakterli oyuncular oldukları belli. Ve fakat takımın bir lideri yok. Muslera kaptan ama lider biri değil. O zaman bu oyunculara mental destek verecek, ülkedeki futbolu, rakipleri anlatacak birileri lazım. Galatasaray takımında yok. Bu kişi teknik kadroda olur, yönetici olur, takımdaki eski futbolculardan biri olur. Örneğin Selçuk da bu tip biri değil. Zaten Selçuk en iyi dönemini mental destek uzmanı Fatih Terim’le yaşadı. Geçen sene Socrates Dergi’deki röportajını okumuştum, o kadar klişe şeyler söylüyor ki. Suya sabuna dokunmadan geçiştirmiş bütün soruları. Selçuk’tan hoca da olmaz. Evlerinin kiralarıyla yaşayan biri olacak futbolu bırakınca. Liderlik beklemiyorum kendisinden.

Galatasaray’ın ya Tudor’u göndermesi gerekiyor ya da yönetimin futbolu ve futbolcuyu bilen birilerini Florya’ya göndermesi gerekiyor. Yoksa, bu kadar iyi kadro çöp olacak. Yazık.

Bir tekrar daha. Bu kadroyu kuran Tudor olduğuna göre kendisi sportif direktör olabilir ya scout ekibinin başı. Kendisi için üzgünüm ama iyi bir teknik direktör değil, şu anda. İlerleyen yıllarda çok acayip bir teknik adam olabilir, mümkündür. Kendini geliştirmeye meraklı birine benziyor. Ama şu anda Galatasaray’ın teknik direktörü olacak çapta değil. Bunları geçen sezon da yazdığım için, sorun yok.

Tanırı sizi korusun.

Makale tipi: 

Yorumlar

BENZER İÇERİK

Yıllar sonra Ali Sami Yen’de maç izledim, heyecanlandım valla. Özlemişim. Bu...
Başlık Galatasaraylıların ruh halini yansıtıyor. Görüyorum millet, kitaba,...
Gez Dünyayı Gör Konya'yı
Tamam Atiker olsun. Atiker’e söyleyin e-mail adresi versinler iban atayım...
Evet bu kadar basit. Galatasaray sadece kazandı. Ali Sami Yen’deki en kötü...
Evet hazırlık maçıdır en nihayetinde ama Fatih Hoca maça ciddi bir hazırlık...
Daha önce de atletizm yazdığım için garipsenmeyeceğini tahmin ediyorum. Takip...

Aforizma

Beni futbol oynuyor zannetmeyin benim yaptığım şey sevgilimle 90 dakikalık dilimler halinde zaman geçirmek. Futbol bir aşktır. Ben de ona aşık olanlardan biriyim.

Vagner Love

ÜYELİK

Güncel

Beşiktaş'ta 3'er sarı kartı olan Gomez ve İsmail gibi Kayseri maçını hasarsız...
“Gereksiz bir şekilde topa çok fazla sert vurdum ve atışı gole çeviremedim. Bu son olsun... Bir...
“Yarışta ipler elinizde mi” sorusuna, Güneş’ten ilginç çıkış: "Biz ip atlamıyoruz, top oynuyoruz....
Süper Lig'in 31. haftasında Kayserispor'u 4-0'la geçen Beşiktaş, bitimine 3 hafta kala 73 puanla...
Beşiktaş son 13 yılın en yüksek puanını topladı. Ligin 31. haftasında Kayserispor'u 4-0 mağlup...