Genç oyunculara duyulan güven / Verilmeyen değer

Genç oyunculara duyulan güven / Verilmeyen değer

Sakatlık Luis Van Gaal’ı sıkıntıya sadece bu sezon sokan bir dert olmadı İngiltere kariyerinde. Geçen sezonda da , lige iyi başlayıp, özgüven kazanması gereken zaman diliminde sakatlıklar yüzünden sıkıntılı günler geçirmişti. Bu esnada ise asla ve asla sakatlık bahanesinin arkasına sığınmamış, aksine Barcelona-Bayern Münih kariyerinde olduğu gibi, kamuoyunun büyük çoğunluğunun tanımadığı öz kaynak oyuncularına yer vererek bence ciddi bir saygıyı hak etmişti.

2014-2015 sezonunun 6.haftasında, West Ham United karşılaşması öncesi Patrick McNair’i kadroya almakla kalmamış, ilk 11 oyuncusu olarak sahaya sürmüştü. Maç sonrası yapmış olduğu açıklama ise ders niteliğindeydi – ki bence açıklamanın Tff tarafından çoğaltılıp Türkiye’deki her kulübün kapısına asılması lazım- “ stoper pozisyonuna başka bir mevkiden oyuncu devşirmek yerine akademiden oyuncu almayı tercih ettim. Eğer akademiden bir oyuncu çağırmayacaksam o zaman akademiyi kapatmamız lazım”.

Louis Van Gaal akademiden beslenmeye bu sezonda da devam ediyor. Son olarak futbol gündeminin ilk sıralarına soktuğu oyuncu 1997 doğumlu santrfor Marcus Rashford. Deplasmanda 2-1 kaybettikleri Midtjylland maçının rövanşında, Rashford ilk 11 oyuncusu olarak sahaya çıkıp 2 gol attı ve turun geçilmesinde pay sahibi oldu. Hafta sonu Arsenal ile oynanan dev maçta Rashford yine ilk 11 oyuncusuydu ve Arsenal’e de Midtjylland tarifesi uyguluyordu. Manchester United-Arsenal maçında bir diğer dikkat çekici nokta ise Manchester United yedek kulübesiydi. 1987 doğumlu jaleci Romero hariç, yedek kulübesinin en yaşlı 3 oyuncusu 1995 doğumluydu. Van Gaal kadrom yetersiz söylemlerinin yarattığı “bahanenin dayanılmaz hafifliği” arkasına sığınmayıp, akademisinden besleniyordu.

Buradan adı süper, sıfatı silik ligimize geçiş yapalım. Galatasaray geçen hafta Gaziantepspor deplasmanındaydı. Galatasaray’ın yedek kulübesi bir kaleci, 1 sol bek, 3 stoper ve 2 orta saha oyuncusundan oluşurken, nazar boncuğu niyetine u21 veya u19 takımından bir santrfor/forvet oyuncusunun kadroya alınmayışı en azından beni rahatsız etmişti. Alt yapıdan Volkan Pala veya Kerem Çalışkan yedek santrforu olmayın Galatasaray’ın kadrosunda olmayı hak ediyordu. Diyelim k teknik direktör oyuncuları tanımıyor veya düşünmüyor; o zaman alt yapı sorumlularının raporlar ve analiz eşliğinde Mustafa Denizli’nin başını ağrıtması, fikrini değiştirmesi gerekiyordu.

Biz bu naif düşünceler içerisindeyken Galatasaray, Akhisar kupa rövanş maçına Alt yapı antrenörü Orhan Atik nezaretinde çıktı ve Orhan Atik kendi sorumlu olduğu alt yapı takımlarından bir oyuncuyu bile kadroya çağırmadı. Sırf bu sebepten eğer hala melekeleri yerindeyse, Galatasaray yönetiminin Orhan Atik’e acilen hesap sorması lazım.

Galatasaray’dan Kasımpaşa’ya geçiş yapalım. Kasımpaşa’da haftayı Rizespor deplasmanında geçirdi. Stoper bölgesinde yaşanan sakatlıklar ve cezalı oyunculardan sebep Rıza Çalımbay’da kadro kurarken oldukça zorlanmış olacak ki, orta saha haricindeki herhangi bir yerde verim alınması imkansız olan Veysel Sarı’dan stoper olarak faydalanmayı “akıl” etme yoluna gitmişti. Oysayedek kulübesinde orijini stoper olan Mert Kula vardı. Rıza Çalımbay, Louis Van Gaal’in düşünce yapısına biraz yaklaşabilmiş olsa, Mert Kula Rizespor maçının ilk 11 oyuncusu olurdu. Unutmadan; Kasımpaşa’nın eski teknik direkötü Shota Arveladze geçen sene Beşiktaş mücadelesinde sakatlıklardan sebep Mert Kula’yı ilk 11 oynatmıştı.

Son olarak da Trabzonspor maçına göz atalım. Trabzonspor kendi evinde Osmanlıspor’a 2-1 yenildi –ki mağlubiyeti hak eden bir oyun oynadı- Bu maçta Hami Mandıralı orta sahada Fatih Atik’e yer verdi. Oysa yedek kulübesinde uefa tarafından “wonderkid” olarak tanıtılan , son olarak U17 milli takımında da oynayan orta saha oyuncusu Abdülkadir Ömür vardı ve inanın Trabzonspor taraftarı Okay Fatih Atik değil, Okay-Abdülkadir orta sahasıyla kaybetmeyi tercih ederdi.

Hami Mandıralı, Rıza Çalmbay ve diğer Türk antrenörler hemen her olumsuzlukta veya kaos ortamında “ Türk insanına güvenilmiyor” diyerek söze başlıyor ve sonrasında “ bakın yabancı antrenörler bu ülkeye geldiğinde öyle mi davranılıyor “ gibi geçerliliğini çoktan yitirmiş ,emme basma klişe kalıplarla sözlerine devam ediyor. Yukarıda verdiğim örnekler ise kendilerinin de genç oyunculara çok güvenmediğinin bir kanıtı olarak durmakta. Çünkü biliyorlar ki riske girmeden kazanılacak her puan kendi kredilerini arttıracak veya istatistik hanesine ( + ) olarak yazılacak. Biz ise alt yapı hakkındaki düşüncelerimizin romantizm olarak tarihin tozlu sayfalarında yer almasını çaresizce izlemek zorunda kalacağız.

Dipnot: 02.03.2016 tarihinde , İngiltere’de şampiyonluk mücadelesi veren Tottenham, Avrupa ligi ve hatta Şampiyonlar ligi vizesi almak isteyen West Ham United deplasmanındaydı. Tottenham 1-0 gerideyken, teknik direktör Pochettino oyuna 19 yaşındaki Dele Alli’yi aldı. Slaven Biliç ise bir sakatlık sonrası oyuna 17 yaşındaki Oxford’u aldı.

Sorulması gereken soru şu; Slaven Biliç Türkiye’de şampiyonluk mücadelesi veren takımın başında 1-0 yenikken 19 yaşındaki oyuncuyu sahaya sürse, ertesi gün boyalı ama makyajı fena halde akmış olan basın Slaven Biliç için neler derdi?

Yorumlar

BENZER İÇERİK

Aslında maç hiç de korku-gerilim gibi başlamadı Akhisar savunmayı öne çıkarıp...
Owner
Başakşehir maçındaki filmin görüntü kalitesi, senaryosu, kurgusu, oyunculuğu,...
Tespit gibi tespitle başlıyorum yazıya. Galatasaray takımının deplasmanda...
Klasik bir başlık mı? Olabilir. Başlık atmak yazıyı yazmaktan zor valla....
Galatasaray maça rakibinin nickneymi gibi fırtına gibi başladı. Ali Sami Yen’de...
Valla iki tarafa da yarar bir sonuç oldu. Fenerbahçe Kadıköy’de kaybetmeme...

Aforizma

Beni futbol oynuyor zannetmeyin benim yaptığım şey sevgilimle 90 dakikalık dilimler halinde zaman geçirmek. Futbol bir aşktır. Ben de ona aşık olanlardan biriyim.

Vagner Love

ÜYELİK

Güncel

Beşiktaş'ta 3'er sarı kartı olan Gomez ve İsmail gibi Kayseri maçını hasarsız...
“Gereksiz bir şekilde topa çok fazla sert vurdum ve atışı gole çeviremedim. Bu son olsun... Bir...
“Yarışta ipler elinizde mi” sorusuna, Güneş’ten ilginç çıkış: "Biz ip atlamıyoruz, top oynuyoruz....
Süper Lig'in 31. haftasında Kayserispor'u 4-0'la geçen Beşiktaş, bitimine 3 hafta kala 73 puanla...
Beşiktaş son 13 yılın en yüksek puanını topladı. Ligin 31. haftasında Kayserispor'u 4-0 mağlup...