Konyaspor-Galatasaray: 0-2 Cim Bom’dan Seriye Devam

Konyaspor-Galatasaray: 0-2 Cim Bom’dan Seriye Devam
maç yazısını yazarken dinlediğim Nuh-u Nebi'den kalma albümün kapağı

Böyle başlıklar atmayı çok seviyorum. Çocukluğumda, gençliğimde maç başlıkları hep böyle klasik şeyler olurdu, çok özenirdim. Keşke Mevlanalı, etli ekmekli bir başlık atsaydım ya.

Bugün Konya’da olmak isterdim. Sebebi sadece Galatasaray değil. Neyse, gidemedik yine bir deplasmana daha. Gerçi “kaptan sanki içerideki maçlara geliyorsun da” derseler bir şey diyemem.

Galatasaray’ın lige hızlı girişinden sonra rakiplerin ekstra önlemler aldıkları maçlar görmeye başladık. Galatasaray’ın hem takım oyununa hem de bireysel yeteneklerine karşı alınacak önlemler üç aşağı beş yukarı belli zaten. Rakiplerin kompakt oynamaları, bloklar arası mesafeleri açmamaları ve topu kazanır kazanmaz hızlıca kontraya çıkmaları şart. Maç genel itibariyle böyle oynandı. Sadece ilk golden kısa bir süre sonra Konyaspor’un 5 dakikalık bir baskısını gördük.

Galatasaray’ın hala eksikleri var ama hem takım oyununda hem de bireysel olarak silahları var. Galatasaray’ın en büyük derdi ne kadar zorlanırsa zorlansın kazanmaya devam etmesi. Bu oyuncularda bir rahatlığa sebep oluyor gibi. Son üç maçtır böyle bir tablo izliyoruz. Ha, yine iş başa düşünce ve oyuna daha ciddiyetle asıldıklarında maçı koparıyorlar ama bu bir tehlike olarak takımın üzerinde duruyor.

Elbette, oyunun sonlarına doğru rakibin direncinin düşmesi ve hatta kazanma arzuları onları hataya zorluyor. Galatasaray’ın işi kolaylaşıyor.

Aslında gözden kaçan bir tespit yapayım. Galatasaray ligin en dirençli, en sabırlı takımı durumunda. Gol atamasa da, gol yese de oyunu bırakmıyor, dağılmıyor. Nasıl ki, maçın başlarında lakayıt tavırlar bir mental sorunsa, bu da mental bir güç.

Tudor’un da hakkını vermek lazım. Takım içinde formayı adaletli dağıtıyor. Oyuncunun kim olduğuna bakmadan işine yarayacak adamları oynatıyor. Bu açıdan saçma sapan hesaplar yapmıyor, mermiyi bacağına sıkmıyor diyemeyiz. Selçuk İnan’ın bugün akşamki formu bu tavrın sonucu. Takım içinde sıkı rekabet hem futbolcuyu hem de takımı geliştirir. Selçuk İnan iki hatta üç sene önceki Selçuk’tan örnekler verdi. Savunma arkasına attığı topları memlekette atan iki var zaten, diğeri Emre Belözoğlu. Şöyle bir tahminim var, Tudor Selçuk’a savunma arkası uzun top konusunu hatırlatmıştır. Yok eğer Selçuk kendi en önemli becerisini hatırladıysa, bu hem Selçuk’a hem de onu takımdan kesip kendisine gelmesini sağlayan Tudor’a yazar yine.

Tudor övgüleri güzel de, yine hem nalına hem mıhına gidelim. Aga Lato’yu çıkarıp Serdar Aziz’i almak ve Denayer’i solbeke almak nedir? Her hafta illa bir abukluk yapmasan olmaz. Maçtan sonraki açıklamasını yazıyı yazarken bilmiyorum. Belki de Fenerbahçe maçı için Serdar maç temposunu kaybetmesin falan demiştir. Valla o dakikada oyuna alınan topçuya maç temposu katkısı olmaz hocam. Çok şükür bugün de Tudor’a çaktık amk (Azıcık Mantıklı Konuşun demektir, biliyorsunuz di mi. Bunu öğrendiğim iyi oldu, Gökmen bozuluyordu diğerine).

Gomis için sadece ceza sahası golcüsü diyenler ikinci golde baya bir tokat yediler yalnız. Anlaşılan Song’dan sonraki Afrika Aslanı özel hocayla çalışmalarının yararını görüyor. Adam kaç yaşında hala kendini geliştiriyor, bunun için para harcıyor. Vay arkadaş, adam kendi gelişimi için para harcıyor ha. Size bir tüyo vereyim, böyle sallıyoruz falan ama yerli futbolcular da artık ekstra çalışmalar için hoca tutup çalışıyorlar. Hem de 3. Ligden, belki de BAL’dan, Süper Lig’e kadar. Bizim oyuncular da artık uyandılar. En azından 2-3 senedir böyle. Bu sebeple her yerli topçu çalışmıyor diyene inanmayın. Kimisi instagrama video, hikaye atıyor, kimisi de hiç reklam etmiyor kendisini. Reklam etmeyenleri çalışmıyor sanmayın. Reklam edenleri de çalışıyor sanmayın tabii ki. Gelişen sahada kendini belli eder, oraya bakın siz. Yorumculara da kanmayın. Yemeyin bu numaraları.

Takımdan, sahada olandan daha önemli bir sorunumuz var. Şeytan Rıdvan. Galatasaray’ın iyi başlangıcından beri yok yabancı sınırlansın, yok İstiklal Marşını söyleyecek oyuncu yok, yok efendim puan farkı çok açılmış falan. Elbette yine izlemiyorum, muhtemelen ilk 11’de yerli oyuncu olmamasını diline dolamıştır. Galatasaray’ın üzerine oynuyor. Geçen maçtan sonra Rıdvan’la attığım twitten sonra çok sayıda “en büyük Galatasaray düşmanı, fırsat verilmemeli” mealinde dm’ler aldım twitter’dan. Hem de çok baba insanlardan.

Şeytan Rıdvan efendi epeydir TFF başkanlığı için tvden nabız yokluyor. Bir olmak istiyor iması yaptı, sonra My Lord çarpsın ki başkanlık istemiyorum dedi. Dün yine 4-5 yıl bana futbolun anahtarını versinler ama kimse hesap sormasın, sürem dolunca hesap sorulsun dedi. İki nokta var. Şeytan efendi TFF başkanlığını istiyor. İkinci nokta tam da gücü elinde tutan iktidara yakışan bir tavır, hesap sorulmasın. Yok yav.

Şeytan efendi, Galatasaraylıların en bilendiği adam. Aziz Yıldırım ve Mahmut Uslu’dan bile fazla. Ancak bu nefreti sadece konuşmalarıyla elde etti. Zamanında twitterda başlattığım #nontvspor hashtaginin asıl sebebidir. O günden bugüne ntvspordan sevdiğimiz insanlar ayrıldı ama şeytan hala orada.

Söyledikleriyle bu kadar nefret edilen biri TFF başkanı olup bugüne kadar ki söylediklerine göre davranırsa taraftarın tepkisi bambaşka olur. Söylemek başka, yapmak başka nitekim.

Görünen o ki, Galatasaray şampiyon olur ya da olmaz. Sezon sonuna kadar şampiyonluk yarışının içinde olacak. İstediğim de bu zaten.

Valla birileri de Göztepe’yi yazmalı. 1. Ligden gelip ligde 8 hafta sonra ikinciliğe oturmak çok önemli. Öyle dandik maçlar da oynamadılar. Baba takımlarla oynayıp oralara geldiler.

Dursun Özbek’i ve takımın başarısına rağmen son iki yılda yaşattıklarını unuttum sanmayın.

 

geri dönmesi çok önemli. formda bir Selçuk şampiyonu belirler
Makale tipi: 

Yorumlar

BENZER İÇERİK

Aslında maç hiç de korku-gerilim gibi başlamadı Akhisar savunmayı öne çıkarıp...
Owner
Başakşehir maçındaki filmin görüntü kalitesi, senaryosu, kurgusu, oyunculuğu,...
Tespit gibi tespitle başlıyorum yazıya. Galatasaray takımının deplasmanda...
Klasik bir başlık mı? Olabilir. Başlık atmak yazıyı yazmaktan zor valla....
Galatasaray maça rakibinin nickneymi gibi fırtına gibi başladı. Ali Sami Yen’de...
Valla iki tarafa da yarar bir sonuç oldu. Fenerbahçe Kadıköy’de kaybetmeme...

Aforizma

Beni futbol oynuyor zannetmeyin benim yaptığım şey sevgilimle 90 dakikalık dilimler halinde zaman geçirmek. Futbol bir aşktır. Ben de ona aşık olanlardan biriyim.

Vagner Love

ÜYELİK

Güncel

Beşiktaş'ta 3'er sarı kartı olan Gomez ve İsmail gibi Kayseri maçını hasarsız...
“Gereksiz bir şekilde topa çok fazla sert vurdum ve atışı gole çeviremedim. Bu son olsun... Bir...
“Yarışta ipler elinizde mi” sorusuna, Güneş’ten ilginç çıkış: "Biz ip atlamıyoruz, top oynuyoruz....
Süper Lig'in 31. haftasında Kayserispor'u 4-0'la geçen Beşiktaş, bitimine 3 hafta kala 73 puanla...
Beşiktaş son 13 yılın en yüksek puanını topladı. Ligin 31. haftasında Kayserispor'u 4-0 mağlup...