Rekabet Kültürü

Rekabet Kültürü

Rekabet güzeldir. Motive eder, odaklanmanı, yenilikleri takip etmeni, ilerlemeni sağlar. Rakibin iyi oldukça sen de iyi olmak zorundasındır. Rakibin kendi hanesine bir artı yazdırınca sen, iki artı eklemek için çalışırsın. Daha iyi olmak için içsel bir dürtü hissedersin. Rakibin kendisine bir takviye yaptığında sen kendini güçlendirmek için yeni kaynaklar arar daha önce yapılmamış olanı yapmaya çalışırsın. Bu sporda da, ticarette de, sanat dallarında da böyledir.

 

Dün sosyal medyaya oldukça çok konuşulan iki haber vardı. Birincisi Mercedes firmasının BMW'nin 100. doğum günü için hazırladığı video ve yayınladığı kutlama mesajıydı. "100 yıllık rekabet için teşekkürler." mesajı yayınlayan Mercedes, mesajının görseli olarak da BMW'nin herkesçe bilinen ön ızgara fotoğrafını kullandı. Bir anlamda en büyük rakibinin bilinirliğine ve marka değerine bir katkı da o yaptı. Peki bu dünya devi firma saf mı? Tabi ki değil. Bu iki firma da biliyor ki karşılarında en az kendileri kadar güçlü bir firma olmasaydı bugün bulundukları yerde olmaları hayal olurdu. Önünde somut bir delil olmasa bile en büyük rakibinin her gün, tüm gücüyle çalıştığını, kendini geliştirdiğini bilmek başlı başına bir motivasyon kaynağı. Bir anlamda bu firmalar, başarılarını rakiplerinin de en az kendileri kadar iyi olmasına borçlular.

 

Bu haberi okuduktan belki bir iki saat sonra rekabetle alakalı bir haber daha düştü medyaya. Ama bir önceki haber ne kadar zeka pırıltısın taşıyorsa, bu da o kadar akıldan yoksundu. Hindistan'da iki arkadaş bir doğum günü partisi sırasında "Messi mi daha iyi yoksa Ronaldo mu?" diye tartışıyorlar şişeler fırlatılıyor, kavgalar ediliyor en sonunda Messi hayranı Nwabu, Ronaldo hayranı Obinna'yı öldürüyor. Şaka gibi ama şaka değil. Orası Hindistan orda normal burada olmaz öyle şey diyenleriniz varsa Twitter'da Ronaldocular Messiciler arasındaki kapışmalara bir göz atın derim. Bizim memleketin insanı arasında da Messi ya da Ronaldo'ya laf söyletmemek için kendini siper etmiş yiğit sayısı oldukça çok. Hangisi daha iyi diye birbirini yiyor bu iki grup.

 

Kulüp performanslarına göre Messi şu ana kadar oynadığı toplam 517 maçta 447 gol atıp, 167 asist yapmış. Ronaldo'ysa 658 maça çıkıp 475 gol atıp, 157 asist yapmış. La Liga'da Messi'nin 26, Ronaldo'nun 30 hat-tricki var. Bu istatistikleri hangisi daha iyi diye düşünmeniz için değil, ikisinin de ne kadar inanılmaz bir performans gösterdiğini bir kere daha hatırlatmak için verdim. Böylesine yetenekli iki futbolcunun aynı döneme denk gelmesi, onların bu istatistiklere ulaşmasındaki en önemli faktörlerden biri. Rekabetin geliştirici etkisi direkt olarak bu iki futbolcu için her an işliyor. Cumartesi Messi bir maça çıkıp üç gol attığında Ronaldo, doğal olarak Pazar günü oynayacağı maça daha fazla konsantre oluyor.

 

Rekabetin olumlu tarafına odaklandığımızda Galatasaray, Fenerbahçe için,  Fenerbahçe de Galatasaray için geliştirici bir unsur. Ya da Beşiktaş herhangi bir atılımda bulunduğunda diğerleri bu duruma kayıtsız kalamaz. Fenerbahçe, stadını tamamlayıp bir fark yaratmaya başladıktan sonra diğer kulüplerde bu konuda somut adımlar atmaya başladı. Galatasaray UEFA kupasını aldıktan sonra diğer kulüpler de söylemlerine "kupayı almak istiyoruz" cümlesini eklemeye başladı. Rakibinin başarısı aynı zamanda geçmek istediğin çıtanın yüksekliğini belirliyor ve gerçekten çalıştığında hiç bir başarı geliştirilemez değildir. Zamanında Bayern Münih'in 2 milyon avro vererek Dortmund'un finansal krizi atlatmasına yardım etmesinin başlıca sebebi ülkesinde kendisini zorlayacak dişli rakipler istemesindendir.

 

Rakibin çabasına saygı duyup onu geçmek için tüm imkanları zorlamak başarmanın belki de ilk kuralı. Biz seyircilere ise işin en eğlenceli kısmı düşüyor. Arkamıza yaslanıp bu rekabetin tadını çıkarmak. En başta söylediğimiz gibi; rekabet güzeldir.

 

Film tavsiyesi: Jerry Maguire (2000) - Cameron Crowe

Kitap Tavsiyesi: Brida - Paulo Coelho

Albüm Tavsiyesi: Atlas Silkindi - Ayn Rand

Yorumlar

BENZER İÇERİK

Capo 11 yaşında. En az hatırladığım Dünya Kupasıdır. Maçlar bizim saate göre...
Her dünya kupasında ille kupanın tarihini anlatan belgeseller, kitaplar...
Sitemizde 2015-16 ve 2016-17 sezonu şampiyonu belli değil, ben Captano size...
Aslında maç hiç de korku-gerilim gibi başlamadı Akhisar savunmayı öne çıkarıp...
Owner
Başakşehir maçındaki filmin görüntü kalitesi, senaryosu, kurgusu, oyunculuğu,...
Tespit gibi tespitle başlıyorum yazıya. Galatasaray takımının deplasmanda...

Aforizma

Yedek olup kazanmaktansa, oynayıp yenilmeyi tercih ederim. Çünkü biliyorum ki ben oynarsam, kazanırız.

Eric Cantona

ÜYELİK

Güncel

Beşiktaş, ligin bitimine 3 hafta kala 73 puanla zirvenin tadını çıkarıyor.   Zor geçmesi...
Beşiktaş'ta 3'er sarı kartı olan Gomez ve İsmail gibi Kayseri maçını hasarsız...
“Gereksiz bir şekilde topa çok fazla sert vurdum ve atışı gole çeviremedim. Bu son olsun... Bir...
“Yarışta ipler elinizde mi” sorusuna, Güneş’ten ilginç çıkış: "Biz ip atlamıyoruz, top oynuyoruz....
Süper Lig'in 31. haftasında Kayserispor'u 4-0'la geçen Beşiktaş, bitimine 3 hafta kala 73 puanla...